rago's profileRAGOPhotosBlogListsMore Tools Help

RAGO

GÜLDÜREN VE DÜŞÜNDÜREN SAYFA ....

rago güloğlu

Occupation
Interests

Quote of the Day

Loading...
Photo 1 of 32
3/1/2008

Temel Fıkraları

Sislik
Temel tarlada çalisirken çisi gelmis, çikarmis oraya çisini yaparken baslamis bagirmaya
-"uyy yandum!..".
Fatime kosmus yanina -"Ula ne oldi?"
Temel: -"Ari sokti çukumi daa."
Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temelin aletini eline alir evire çevire incelerken Fatime de yandan onlara bakmaktadir. Fadime doktorun kulagina egilir ve der ki:
-"Toktor bey acisini al ama sisluk kalsun

Bir kötülügünü görsem tikliycam
Temel evlenir iki ay geçer ama tik yok, haber önce Hatice'nin annesine, oradan tüm mahalleye ve tabii ki Dursun'nun kulagina gelir. Ilk karsilasmada Dursun dayanamaz sorar.
-Evlilik nasil gidiyor Temel
-Iyi gidiyor
-Nasil böyle dersin tik yokmus daha?
-Henüz hiç bir kötülügünü gormedim ki.!!

Akrobat Temel
Temel marangoz ama ne marangoz mesleginin zirvesinde derken trabzona dünyanin en büyük sirki geliyor çadir diregini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayip sorusturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne is yapilacagina bakip takimlarini alip geliyor ve diregin üstüne çikip basliyor diregi yere çakmaya bu sirada sirkin patronu asagidan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayaginin üstüne ve ellerini bacaginin yanlarina vurarak saglam bir sekilde düsüyor bunu gören patron içtigi puroyu yutuyor ve kosarak temelin yanina gelip ayni hareketi yapmasini ve bunun karsiliginda ise çok büyük para kazanacagini anlatiyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene ayni hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarinin bile bu hareketi yapamadigini anlatiyor adam israr ediyor temel kabul etmiyor adam gene israr temel en sonunda adamin kulagina egilip ula hemserim benim her sefer ayni hareketi yapmam için diregin tepesinde aletin basina mi vurmam lazim.

Deneme Atlayisi
Temel ile tursin askerde egitimlerini parasütçülük üzerine yapiyorlardi.
Komutan: Bu bir deneme atlayisidir, simdi herkes sirayla atlayacaktir sonra asagida bulusma yerine gidip digerlerini bekleyecektir, eger parasüt açilmazsa fazla telas yapmayin ikinci parasütü deneyin der ve herkesi teker teker atlatir. Temel birinci parasütü çeker açilmaz o anda ordan geçen Dursuna bagirir:
- Ula Tursun parasüt açilmiy der.
Dursun soguk bir kanlilikla yedegi çek der. Temel onuda dener oda açilmaz. Temel Dursuna yine bagirir:
- Ula yedegide çektum oda açilmiy, galiba yere çakilip ölecegum Dursun der. Dursun Temeli söyle bir süzer ver derki:
- Ula Temel hiç korkma haçen bu sadece denemedur.

Rezil Çirak
Temel bir gün yolda yürürken Dursunla karsilasmis. Dursun 'ooo temel dükkan açik çirakta disari çikmis' demis. Temel de 'dün aksam o beni rezil etti, bu günde ben onu rezil ediyorum' demis.

Beyincik
Adamin biri beynini degismek ister. Bunun için bir beyin doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir.. Listede sunlar gözükür...
1 Astronot beyni 25.000
1 Profesör beyni 50.000
1 Karadenizli beyni 1.000.000
Adam listeye baktiktan sonra karadenizli beyninin neden pahali oldugunu merak eder ve doktora sorar.. Doktor söyle yanit verir.
- Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çikiyor, bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çikiyor ancak 100 karadenizliden ancak bir beyin çikiyor.

Düsüs
Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katinda çalisirken aniden ayagi kaymis ve asagi dogru uçmaya baslamis... 52, 51, 50, 49, 48... Katlari yildirim hiziyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiginde kafasindan simsek gibi su düsünceler geçmis:
- Saga çok sükür Tanrum, haburaya kadar sag saglim celduk... Birinci kattan düssen de nasil olsa piseycukler olmaz.

Sahipsiz
Yargiç, otomobil çalmak suçundan sanik olarak karsisina getirilen Temel'esordu:
- Otomobil çalmissin, bunu neden yaptin söyler misin?
- Sahibi yok sanmistum...
- Peki, sahibi olmadigi kanisina nereden vardin?
- Mezarlugun önine parketmistu da...

Davet
Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak."
Fadime aksam gelmis kapiyi çalmis çalmis kimse açmamis...

Kuru saçlar
Temel dus almaya girer, sampuani saçlarina bosaltip ovalamaya baslar. Sirtini keselemeye gelen annesi sorar :
- Oglum kafani islatmiyacak misin ?..
Temel cevap verir :
- Yok anne bu sampuan kuru saçlar izinmis !..

Bizim Temel birgün elinde bir çantayla havaalanina geliyor. Havaalanindaki güvenlik alanindan geçerken tarama yapan alet alarm veriyor, bunun üzerine güvenlik görevlisi Temel'e soruyor:
- Çantanizda ne var
Temel: - Kus yemi var diyor.
Gorevli: - O zaman bir daha geçin bakalim diyor ve Temel tekrar geçiyor ama alet yine ötüyor bunun üzerine görevli Temel'e çantasini açmasini söylüyor ve Temel çantayi açinca görevli çantada mücevher, altin, saat gibi degerli seylerin oldugunu görüyor ve Temel'e soruyor:
- Hani kus yemi vardi çantada?
Temel: - Valla ben bunlari götürüp kusun önüne koyuyorum ister yer ister yemez...

Otelci
Temel, seyahate çikmis. Uzun zaman evinden ayri kalmis. Bir aksam bir kente gelip küçük bir otele inmis. Odasina yerlestikten sonra, asagiya telefon etmis. Telefonu otelin sahibi açmis.
Temel, ne istedigini söylemis:
"Bana bir fahise bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmis. Otelin sahibi sasirmis. Yaninda duran karisina dönmüs:
"Demin gelen müsteri kadin istiyor..."
Otelin sahibinin karisi öfkeden deliye dönmüs:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müsteriye agzinin payini ver..."
Otel sahibi, müsteriye agzinin payini verme fikrini pek tutmamis:
"Adama ne söyleyecegim karicim, bir terbiyesizlik eder, basim derde girer..."
Kadin çok sinirliymis:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hisimla merdivenleri çikip Temel'in agzinin payini vermeye gitmis. Kocasi da asagida bekliyormus. Yukardan gürültüler gelmeye baslamis.
Onbes yirmi dakika sonra Temel asagiya inmis. Üstü basi yirtilmis, yüzü tirmiklanmis...
Otelcinin yanina gidip bir güzel çikismis:
"Ne biçim kadin göndermissin be. Istemem diye tutturdu. Becerene kadar anam agladi."

Sayi
Temel bir konferansta konusma yapiyormus:
"Insanlar üçe ayrilir. Sayi saymayi bilenler ve bilmeyenler."

Sürpriz
Temelle dursun bir gün sinemaya giderler filmde bir at yarisi sahnesi vardir ve temel dursuna sorar
-iddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
dursun; -oldi benda 2. ata oynayrum
iddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir ertesi gun temel dursunu arar
-dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun içun aradum
dursun; benda seyretum
temel; o zaman niye 2. ata oynadun
dursun; süpriz oynadum olum

Buzdolabi
Temel ile dursun 15 sene sonra ilk kez görüsmüsler. Dursun Temel'i evine davet etmis. Dursun un iki karisi varmis (biri imam nikahli digeri ise resmi). Dursun Temel'i yedirmis içirmis. Aksam Temel Dursunlar da kalmis. Gece Dursun un imam nikahli karisi Dursun un yanina gelmis ve söyle demis:
"Dursun çok azdim benimle beraber ol!"
Dursun: "olmaz evde misafir var"
Karisi israr etmis. Dursun karisina "git buzdolabinin kapagini aç isigindan bak Temel uyuyorsa gel"demis. Kadin bakmis, Temel uyuyor numarasi yapmis. Dursun ile karisi isi bitirmisler. Derken öbür karisi gelmis. Aralarinda ayni konusmalar geçmis. Dursun bu karisiyla da isi bitirmis. Sabah olmus. Dursun Temel e sormus:
"rahat uyudun mu?". Temel:
"evet ama gece çok susadim" demis. Dursun sormus:
"peki niye içmedin?". Temel yanitlamis:
"nasil içerim buzdolabinin kapagini her açani hallediyorsun!"

Bizim ev
Temel evlenemis.Kizin babasinin evine ziyarete gitmisler.Gece Fadime sevismek istememis.
-Neden kaçaysun, diye sormus Temel.
-Ha pura pabamin evii, demis Fadime.
-Purasi pabanin evi de, pizim ev çerhane midur

Hem iyi Hem kötü
Dursun,köyünden ayrilip,çalismak için Istanbul'a gider.. Aradan uzunca bir süre geçer, ama,Dursun'dan haber alinamaz.. Köyde sevilen bir kisi olan Dursun'un akibetini arastirmak üzere arkadasi Temel!i Istanbul'a gönderirler.. Onbes-yirmi gün sonra Temel döner..Kahvede toplanan köylüler merakla Temel'e sorarlar:
-Ula Temel,Dursun'i buldun mi.?...
- Hee..bulmusim oni...
-Peçii nasildir?..Iyi mudir..köti mi.?..
- açan,hem iyudurr..he mi de kötii..
- Ula o nasil oluyii..hem iyi,hem kötii..
-Kötüdir,Çünkü Dursun ibne olmustirr..
- uyy..Haçan bunun iyiligi nerde dür.?..
- Valla ben kendisini düzdüm..Muamelesi çok iyi daa..

Temel Hamile
Midesi agriyan Temel, doktora gider. Tanidik olan doktor, Temel ile biraz dalga geçmek için, kisa bir muayeneden sonra hemen teshisi koyar:
- Temel, sen hamilesin.
Temel, kendi kendine söylenir:
- Ne? Yaktin beni Fadime, sana kaç kere "Sevisirken üste çikma" demistim.

Uyari
Temel ile Fadime yatakta sevisirken Fadime sürekli olarak Temel'e " Temel bu is böyle olmuyor önce uyarilmam lazim" diye itiraz etmekteymis. Temeli'in canina tak etmis. Bir sabah ise giderken;
- "Bak Fadime seni uyariyorum aksama seni halledecegum ona gore. Sonra uyarmadi deme.

25 sent
Temel, 55 yasina kadar canini disine takmis çalismisti..Pastaci çirakligi ile alisdigi hayata, pastane sahibi olarak devam etmis, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmus, milyarlar kazanmisti.. Bir gün karisina "Paralari mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemserilerle konustum... Herseyi iyice ögrendim. Kaliforniya'ya gidecegiz. Kazandigim para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok satti. Paralarini dolara çevirdi. Bir milyon dolari olmustu. Karisini yanina aldi. Uçaga bindi.. Los Angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksiz Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir ariza belirdi. Las Vegasa zorunlu inis yapmak zorunda kaldilar. Uçak sirketi görevlileri" Buranin en lüks otelinde, sirketimizin konugu olarak kalacaksiniz. Yalniz bu kentin Las Vegas oldugunu unutmayin. Kumar oynarsaniz eger, kendi hesabiniza.." derler.. "Kumar mi" dedi, Temel, karisina.."Kumardan kazanmayi düsünen kafayi yemis olmali... Allah göstermesin.." Ama bir kez sansini denemek için, rulete 500 dolarlik bir fis atmaktan da kendini alamadi. Arkasi çorap sökügü gibi geldi.Temel herseyini rulet masasinda birakti. Rulet basinda nefes almadan geçirdigi saatler sirasinda fena halde de sikistigini hissetti. Hizla tuvalete kostu. Tuvalet kapilari otomatikti. 25 sentlik bozuk para atilinca açiliyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamisti. Sikinti içinde dolanirken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sikistirdi.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin basina gelenleri anlamisti.
Temel"çok iyi bir insansiniz. Bu iyiliginizi hayat boyu unutmayacagim. Bana lütfen kartinizi verin. Bu borcumu da size ödeyecegim" dedi. Karti aldi, cebine atti.. Tuvalete döndügünde kapiyi açik buldu. Içeri girdi, rahatladi..Çikti..Elinde kalan 25 sentle yürürken karsisina, Tek Kollu Canavar çikti.Parayi delige atti, kolu çekti ve bir sangirti ...Alet bosaldi adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmisti. Bunlari fise çevirdi, rulet masasina döndü..Gerisi peri masali.. Iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmustu. Iki ay sonra yeni Kaliforniyali Temel, bos oturmanin kendisine göre bir is olmadigini farketti. Elinden gelen tek is pastacilikti.Parasi da vardi. Bir pastane açti. Pastalari öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayildi,Temel Pastaneleri... Bir kaç yil sonra, Temel, Amerika'nin en zengin adamlari arasina girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yili dolayisi ile büyük bir gece düzenlendi. Sirketin en gözde elemanlari ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemegin sonunda konusma yapmak için kürsüye çikti.. Tüm basina gelenleri anlatti..
"Bütün bu basariyi ve bu serveti bir tek kisiye borçluyum. O kisiyi bulana kadar, iste size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her tasin altina bakacagim.." Sirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamin kartini aldiginizi söylemistiniz... Adi, adresi sizde olmali zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda degil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapisini açik birakan adami ariyorum!.."

Temel'in Kedisi
Temelin bir kedisi varmis ve hergün düzenli olarak gezmeye çikartirmis.Birgün yolda karsilastigi bir arkadasi:
-Ula senun paska isin yok midur pikmaymusun herkün bu kediyi gezdirmekten? diye sorunca Temel:
-KPende piktum ama ne yapayum ha pu kedi pakiredir istemayrum pi de yavrulasin korkayrum salamayrum! demis. Bunun üzerine arkadasi:
-Ula usagum ha punun kolayi fardur... Penzine pula sal oni yanuna gelmez kedi medi..
Temelin kafasina yatmis bu yöntem bir deneme yapmis bakmis gerçekten yanina kedi falan yanasmiyor hergün sabahtan salarmis kediyi benzine bulayip... aksam hava kararinca kedi de eve dönermis rahat etmis Temel, taaa ki bir aks am kedi hava kararipta hala eve dönmeyinceye kadar...
Bir telas bir telas oraya bak buraya sor yok yok gitti bizim kedi diye düsünürken rastladigi mahallenin çocugu
-ha pen kördum senun kediyi su ileriki ranpada penzini bitmis öbür kediler dayanaydu...

Findiklar
Temel ile fadime birbirlerini çok istiyorlarmis. Fakat utangaçliklarindan birbirlerine açilmak ne kelime konusmalari bile çik zormus. Tesadüfen yalniz kaldiklari bir günde artik canina tak demis olan temel fadimeye; habu findukluklardan yukari bir çikalummi der. Fadime de he temel çikalum der. Biraz yürürler. Temel konusacak kelime bulamaz, fadime durumu anlar bari bir soru sorayimda temel açilsun diye düsünür.
-"Uy temel habu findukluklar kimundur" der.
Temel hemen atilir
-Emicemundur bi tane koparanun a...na koyarum ",
Fadime hemen bir findik koparir. Temel firsati kaçirmaz hemen sarilir fadimeye findikliklarin altinda islerini bitiriler.
Sonra kalkip tekrar yürümeye baslarlar ikiside mutludur. Biraz sonra fadimenin cani çeker temele tekrar sorar,
-"Temel, habu findukluklar kimundur.
Temel" dayimundur, bitane koparanun a.. na koyarum der.
Fadime hemen birtane koparir. Temel tekrar sarilir fadimeye uzun uzadiya findiklarin arasinda islerini görürler.
Tekrar kalkarlar yürüler. Biraz sonra fadimenin cani tekrar ister temelde ayni isi yapar. Bu böyle birkaç defa daha devam eder fakat Temelin pili bitmistir, ama fadime doymak bilmez tekrar sorar
"Uy temel ha bu findukluklar kimundur da",
temel "ha bilmeyirum galiba fiskobirlugunduler"

El isareti
Bir gün temel bir minübüse durmasi için isaret etmis adam ellerini havaya kaldirarak ve tüm parmaklarini oynatarak çok kalabalik demis.
Temelde bas parmagini isaret ve orta parmaginin arsina sokmus. Soför kizmis ve asagi inmis
-Sen ne kadar terbiyesiz adamsin demis.
Temel "asil sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptin" demis
Soför "ben sana kalabalik" dedim diye yanit vermis. Bunun üzerine temel
- "e bende beni araya sikistirirsin diyordum"

Geber ula
Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar.
Temel: - "Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." Dursun: - "Nah dalarsun ula imkanu yoktur"
Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldirima koyar.
-"Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi"
Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini geçmektedir. Temel catiya çikar Dursun'a seslenir:
-"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini bosluga birakir. Tam yere üç bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar:
"Geber ula ..pne Temel"

Bos bardak
Fadime ile Temel evlenirler. Ilk gece fadimenin dikkatini birsey çeker: Kocasi yatmadan içi su dolu bardagi yataginin ucuna koymustur. Biraz sonra Temel ile Fadime sevisirler, temel bardagi kafaya diker uyur.
Birkaç gün sonra temel odaya bir dolu birde bos bardak getirir. Fadime durumu anlamis ve hazirlanmistir ancak bos bardagi da merak etmistir. Temele döner;
-Usagim doli bardagi anladik da, bos ne oliyi.
Temel; -Haçen bugün canim sevismek istiyo ama su içmek istemiyoo.

Tarti sefasi
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sikilmis etegini çikarinca, Temel atilmis ve parayi atmis,
-Devam edin bundan sonrasi müesseseden

Tarikat
Temel tarikata girmek icin basvurmus. Seyhin karsisina çikarmislar. Temel:
- Seyhim tarikata girmek istiyorum demis. Seyh de:
- Olur, ama 3 hafta karinla yatmayacaksin. demis. Neyse aradan üç hafta gecmis ve temel seyhin önüne tekrar gelmis. Seyh sormus:
- Temel tamam mi ? Sabredebildin mi ? Temel:
- Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. Ikinci hafta sabrim cok zorlandi. Ama dayandim. Ücüncü hafta bir gün Migros'a gitmistik. Benim kari üst raflardan bir iki paket almaya çalisiyordu. Hatunun bacaklari gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düstü. Benim kari da paketleri almak için egilince dayanamadim daldim demis. Seyh de:
- Aaaa olmadi. Simdi biz seni tarikata alamayiz. deyince, Temel:
- Bosver tarikati bizi artik Migros'a bile almiyolar.

Üç dil
Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar.
Turist ingilizce,almanca,fransizca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
-Ula dursun bir yabanci dil ögrenemedik gitti, der Temel,
Dursun: -Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamiyo

Tedavi Niyetine
Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temel'i muayne ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden süt emerse hastaliginin iyi olacagini söylemis. Temel kara kara düsünerek doktorun yanindan çikmis.
Nerden bulacagini kimden isteyecegini düsünürken aklina arkadasi Dursun'un karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica ederim" demis ve kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime açmis, Temel "Dursun evde mi?" diye sormus Fadimeye. Evde yok yanitini alinca Temel utana sikila derdini açmis. Fadime de "N'olacak ula alti üstü bir kaç damla süt, hem sevaptir gir içeri demis" Fadime memesini açmis Temel'in agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikçe Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e "Ula Temel baska birsey de ister misin?" diye sormus. Temel Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis.
Temel -"Iyi öyleyse, bir iki tane de bisküvit ver bari, içim ezildi".

Dedigi dedik
Temel ile Cemal tuttuklari baligin disi mi erkek mi oldugu konusunda iddialasmis. Temel çözüm önermis.
- Yüzbasiya soralim.
- O ne pilir ki?
- Ama dedigu dediktur.

Temelin Sirri
Taka kaptani Temel Reis yillardir her sabah kasasini açar ve çikardigi bir kagit parçasina dalgin dalgin bakarmis. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmedigi anahtariyla dikkatle kilitlermis. Tayfa merak içindeymis, define haritasi falan zannediyorlarmis. Bir gün Temel Reis ölmüs. Anahtari koynundan alip sararmis kagidi çikarmislar.
Söyle yaziyormus: 'Sancak sag, iskele sol.'

Istikamet
Temel trene binmis, Kontrol gelmis, biletinin Istanbul'a oldugunu, trenin Ankara'ya gittigini söylemis. Temel kendinden emin,
- Peçi maçinist yanlis istikamete cittigini piliy mi, demis.

Teknoloji
Temel Eskisehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmis. Karsisindakine nereye gittigini sormus, Istanbul'a gittigini ögrenince,
- Teçnoloji ne çadar celisti, pen purada oturayrum Ançara'ya, sen çarsumda oturaysun Istanbul'a cideysun.

N'oldi?
Temel ölmüs. Mezar tasinda sunlar yaziliymis:
'Ölecegim dedum dedum Inanmadunuz.
N'oldi?'

Siyah ve Beyaz
Temel ile Idris bir gün 2 tane at almislar. Ancak bir tane ahirlari varmis iki ati da ayni ahira koymuslar. Temel demis ki: - yaw Idrus, biz ha punlari karistiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa - Ha çan temamdur, diyor Idris. Aradan bir iki gün geçiyor. Bir de bakiyorlar iki atinda yeleleri kesik. Temel hemen olaya el koyup, - Ulu usagum baksana daa. Ikusinin de yeleleri kesuktur. Pen penumkinin kuyrugunu kesayum, haçan sen kesmeyesun. Temel kendi atinin kuyrugunu kesiyor. Bir iki gün sonra yine bakiyorlar iki atinda kuyruklari kesik. Temel de Idris de hayvanlarin bir taraflarini kesmekten bikiyorlar sonunda Temel bir çözüm söylüyor: - Usagum Idrus cel piz söle yapalum. Siyah olani sen al beyazi ben.

"U" harfinin sakincasi
Karadenizli vapur acentasina gitti: 'Biz vapuru kaçirduk, baska vapur bulur misunuz?' dedi. 'Kaç kisisiniz?', 'Yediyuz.'. Acenta yetkilisi bu kadar müsteriyi kaçirmamak için hemen yeni bir vapur istedi. Vapur geldiginde Karadenizli ve arkadaslari rihtimda toplanmislardi. Ama nedense fazla kalabalik degillerdi. Görevli sordu: 'Hani yedi yüz kisiydiniz?'. 'Dogridur, iste pir, içi, uç, dort,pes, alti, yedi. Toplam yediyuz daa..' dedi Karadenizli. Kafasi atti acenta yetkilisinin. Karadenizliyi bir güzel dövdü ve: 'Eger, bir daha (i) yerine (u) dersen, canina okurum...' dedi. Ayni Karadenizli birkaç gün sonra bir bakkala gitti. 'Bana bir mim verin...' dedi. Bakkal anlayamadi, birkaç kez tekrar ettirdi, sonra eliyle göstermesini istedi. Karadenizlinin isaretine bakinca: 'Yooo, o mim degil mumdur.' dedi. 'Olsun, mim demek, dayak yemekten iyidir.' dedi Karadenizli.

Kulak
Bizim marangoz Temel, ahsap bir binanin restorasyonunda çalismaktadir. Elinde testere ile ikinci katin iskelesinde çalisirken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydirarak bir anda yanlislikla kulagini keser. Kulak da asagiya düser. Kulagini görmek ümidiyle asagiya bakar ve orada çalisan isçilere seslenir: 'Hey beyler asagilarda bir kulak gördünüz mü?' Saskin isçiler söyle bir etraflarina bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup bizim Temel'e gösterirler: 'Bu mu?' Temel asagi dogru egilip gözlerini kisar: 'Yok yav, benimkinin arkasinda kalem olacakti'.

Manali Bakis
Temel otobüse binmis. Sormuslar,
- Ne yaptin, pilet aldin mi?
- Piletci sankim pilet almamusum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptin?
- Pen de sankim pilet almisum gibi ona manali manali paktum.

Parlak Fikir
Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her hafta hali saha maçi yaparlar. Nedense her defasinda Rizeli imamlar kazanir. Trabzonlu imam temel arkadaslarina
-Usaklar, haçan bu maçlar boyle citmiyi... Dursun
-Haçan napalim da der
-Aklima parlak bir fiçir celdu da...
-eee
-Haçan bizim Tirabzonsiporlu hami'ye ciydurelim cüppeyi sarugu bu bizim merkez caminin imami diye yutturalum da
Temelin bu parlak fikri herkesce kabul edilir. Hami alinir ve deplasmana gidilir... Dönüste sorarlar...
-Haçan ne oldi maç da? Temel:
-Yenildük... içi-bir (2-1)
-Haçan cine mi? peçi golleri çim attu?
- Bizimçini Hami hoca attu, onlarinçini Del piyero hoca ile Roberto karlos hoca

Vurduk oni
- Babam öldü, demis Temel.
Ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.
Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk oni.

Verimli
Bizim Temelin köyüne bir gün ziraat mühendisleri gelmis bütün köylünün tarlalarinda arastirma yapip tarlalarin verimini ölçüyorlarmis.Sira Temel'in tarlasina gelmis. Arastirmayi yapan mühendisler Temel'e:
-Temel senin tarlan çok verimli bu tarlaya 1 verirsin 5 alirsin' demisler. Temel baslamis üzülmeye mühendisler:
-Temel bunun nesi kötü? deyince: Temel:
Neresi iyidir? Ben gecen sene buraya kaynanami gömmüstüm der.ama geri ödeyecek döt yoktur."

Kredi
Paraya sikisan temel, kredi almak için bankaya gider. Banka müdürü kredi verebilecegini ama bunun için bir saglik raporu getirmesi gerektigini söyler:
Temel bir anlam veremesede solugu bir hastanede alir. Muayene bittikten sonra doktor; raporu müdüre gönderecegini ve Temel'e de ertesi gün bankaya gitmesini tembihler. Temel ertesi gün büyük bir merak ve heyecanla müdürün karsisina dikilir ama sonuç olumsuzdur. Saglikli oldugunu düsünen Temel sinirli bir sekil de raporu görmek istedigini söyler ve okuyunca sok olur.. Teshis kisa ve nettir;
"Bahse konu kiside Kredi alacak göz var ama geri ödeyecek döt yoktur."

Fidye
Dursun fena halde sikintiya düsmüstü.. Bir çocuk kaçirip fidye istemeye karar verdi. Dogru, Yildiz Parki'na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel'in oglu oldugunu ögrenince, planini yapti.. Çocugu hemen bir kalin çinar agacinin arkasina çekti.. Cebinden çikardigi kagida fidye notunu yazdi:
"Temel Bey, Oglunu kaçirdim. Yarin sabah yedide, Yildiz parkindaki büyük çinar agacinin içindeki kavuga, sari bir çanta içinde 10 bin dolar birak..Dursun!."
Notu çocugun iç cebine itina ile yerlestirdi ve "Simdi dogru eve git, baban bu notu okusun" dedi..
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiginde, çinarin kovugunda sari bir çanta içinde 10 bin dolari buldu. Yaninda bir de not vardi:
"Iste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemserisine bunu yapabilecegine inanamiyorum. Temel..."

Oruç
Dursun Temel'e sormus
- Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun?
Temal - 100 tane demis.
Dursun - Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demis. Bu espri Temel'in çok hosuna gitmis. Yolda Cemal'i görmüs ve hemen sormus
- Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ?
Cemal - 50 demis.
-Ha usagum 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum demis.

Süper
Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor. Hemen en yakin benzinciye girmis, pompanin yaninda durmus, arabadan inip benzin deposunu açmis, baslamis isemeye. Temel'in isedigini g ören pompaci
"-Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?".
Temel "yooo Süper."

Piyano
Temel Laz oldugu için kendinden nefret ediyormus. Amerikaya gitmis ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmis, iyi sekilde Ingilizce ögrenmis ve meshur bir piyanist olmus. Birgün büyük bir topluluga konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymus:
-Helal sana hemserum, çok iyi çalayusun da!
Temel: - Benim Laz oldugumu nereden anladin yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Nasil anlamayayim, demis adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun.

Akvaryum
Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmis. Akvaryumlarin yaninda birini görmüs. Adam elini akvaryumun neresine götürse balik da takip ediyormus. Temel sormus:
- Ula bu nasi oliyi?
Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratiklar kendinden daha az zeki olanlari yönetebilirler demis.
Adam oradan uzaklasmis. Bir kaç dakika sonra geldiginde bir de ne görsün? Temel kafasini akvaryuma sokmus agzini baliklar gibi bir açip bir kapatiyor.

Eczane
Temel eczacilik fakültesini bitirmis. Fakat eczane açacak parasi yok, Girmis bir eczaneye:
- Beyefendi sizde sogan var mi?
Adam Temel'i basindan savmis.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormus. Birgün eczaci Temel'e:
-Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam içeri girmis,Temel'e:
-Siz de sogan varmi? demis...
Temel adama 'biz de sogan var ama senin reçeten var mi?'demis...

Çay
Temel uzun yoldan gelir ve yol boyunca da esini hayal eder durur. Ama eve geldiginde çok yorgundur ve bu yüzden performansi ile ilgili tereddütleri vardir... Ya yorgunluktan birsey olmazsa, ya yapamazsam rezil olurum diye düsünür. Sonunda ne yapacagina karar verir ve fadimeye seslenir...
- Fadime suyu ocaga koy! Olmazsa çay demleruz!

Tahlil
Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini görür.
Yaklasir ve sorar: "Hayrola hemserim! Neden agliyorsun?".
Adam: "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der.
Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya baslar. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:
"Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin?".
Temel: " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim..."

Avci Temel
Dört kisilik avci grubu, tecrübeli avci Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karsilarina küçük bir delik çikar. Temel yatin yere tavsan deligi! Bütün avcilar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çikar. Avcilar hemen Vururlar.
Tekrara yürümeye baslarlar. Bir süre sonra büyük bir delik çikar karsilarina. Temel: "Yatin yere, tilki deligi!" Yatarlar. Biraz sonra tilki çikar onu da vururlar. Tekrar düserler.
Bu defa daha büyük bir delik çikar. Temel:" Yatin yere ayi ini", Yere yatarlar ve çikan ayiyi vururlar. Iyice keyiflenen avcilar yürümeye devam ederler. Kisa bir zaman sonra kocaman bir deligin basinda dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakaralar. Temel:"Usaklar ne çikacagunu bilmeyrum. Ama yatin ne çikarsa bahtumuza!" Ertesi gün gazetelerde:
Dört avci tren altinda can verdi...

Refleks
Temel Istanbul'a gelmis ve Istanbullu bir kizla flört etmeye baslamis. Beraber yolda yürürlerken kiz dalginlikla bir muz kabuguna basmis. Sendelemis, fakat tam düsecegi sirada tekrar dengesini saglayip son anda yere düsmekten kurtulmus. Ve Temele demis ki:
- Nasil refleksim iyi mi?
Sendeledigi sirada kizin iç çamasiri olmadigini da gören Temel cevap vermis :
- Uyy siz ona refleks mi diyisiniz ?

Alkol Kontrolü
Trafik memurlari bir gün, trafik kontrolü yapiyorlarmis. Karsidan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayi durdurmus. Ikisini de emniyetkemeri takilmis görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptigimiz kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksiniz. Temel sevinçle
- "Ne yapacagim hemen gidip kendime bir ehliyet alacagum der. Komiser saskin saskin
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayi toparlamak için, kusura bakmayin memur bey temel içince ne dedigini bilmez” der. Komiser daha da saskinlikla
- "Ne bir de içkili misiniz diye haykirir. Arkadan yasli adam öne atilir ve
- "Ben demis idum çalinti arabayla yola çikmayalum basumuza bi is gelir diye. Komiser neye ugradigini sasirmisken, bagajdan atlayan Idruste kosa kosa gelerek
- "Ne oldi geçtuk mi siniri"der.

Pijama
Temel Dursun'a misafirlige gitmis. Fakat bi zaman sonra bardaktan bosanircasina yagmur yagmaya baslamis. Dursun
- "Temel bu aksam gitme, çok yagmur yagiyor. Burda kal yarin gidersin.Yoksa çok islanirsin" demis. Temel kabul etmis. Bir ara Temel ortaliktan kaybolmus. Sonra kapi çalmis. Kapiyi açan Dursun Temel'i sirilsiklam karsisinda görünce saskin bi halde sormus:
- Ula Temel bu ne hal? Temel de
- "Haçan pijamalarimi almaga cittum" demis.

Papagan
Fadimeyle Temel bulusmaya gitmisler. Fadimenin elinde birde papagani varmis. Temel sormus:
- Hangi dili konusagi bu kus?
Fadime:- ze inglis. lafganse. a capan
Temel:- Lazca bilmiyor mu?
Fadime: -Bilmiyor
Temel: -Ha ha haa ula bosuna büyütmüssün o kadar burunu

Sira
Temel otobüse binmek için bilet alacakmis bilet bayisinin önüne gitmis ve ufak 'n'seklinde bulunan pencereden içeriye dogru egilerek,
- Beyfendi bir otobüs bileti verirmisiniz demis.
Gisedeki adam lütfen siraya geçermisiniz diye seslenmis temele. Temel sasirmis çünkü sirada kimse yokmus. Temel tekrar gisedeki adama; - Arkadas bir bilet istiyorum demis adam biraz daha sestonunu arttirarak siraya geçin demis. Temel saskin bir halde.
- Tekrar yav kardesim bir bilet verirmisin demis adam bu sefer yüksek sesle siraya geç be kardesim demis. O arada temelin bekledigi otobüs gelmis ama temel hala bileti alamamis.Temel yine; - Etme kardesim ver bileti daa otobüs geldi demis. Adam yav siraya geç dedik ya deyince artik temel zivanadan çikmis ve 'n' seklindeki pencereden adama saglam bir yumruk oturtturmus. Adam;
- Ne kim vurdu lan bana kim o lan diye basini'n'seklindeki camdan disariya çikarip karsisinda temel'i görünce
Temel; - Ben ne bileyum usagum baksana sirada bu kadar adam var kim bilur kim vurdu saaa.

T.H.P
Temel sabah uçagi ile parise gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile istanbula dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçirir. Saat 23.30 de lüks bir otelin yolunu tutar. odasina çikip uyur. sabah saat 7'de resepsiyona gidip hesabini sorar.
Eline bir fatura uzatirlar temel sasirir.Ulan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 dolar... Olurmu. der. - Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarini kullanma parasi.
Ben kullanmadim ki der temel.
- Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var. Der
Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parasi
- Kullanmadim ki der temel. Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanin altina aynen sunu yazar.
T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna uzatir.
- Ver bakalim 100$ sizinde bana 500$ borcunuz vardir, der Temel. Resepsiyon memuru sasirir.
- T.H.P ne oluyor?
Temeli Halletme Parasi.
Aman efendim olurmu öyle sey estagfurullah. der resepsiyon memuru.
Kardesim Temel burdaydi Halletseydiniz bütün gece...

Matematik
Trabzonlu Temel Aga'nin sevgili torunu Eda'ya verilen ödev ile basi derttedir...Eskisehir'e göç eden "tegerli arkadasu" Niyazi'ye basina gelenleri yazar:
Niyazicugum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen aksam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da aglay. Zaten dertlerini hep baga açar.Dedi ki; "habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin ögretmen beni dövecek."
Dedum ki; "Aglama usagum, bunun içun ögretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk." Ne mümkün Niyazi kardasum:
Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. Tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. Otobos saatte 60 kilometro gidiymis. Tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. Ograstum yapamadum. Usak aglay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi.
Diyrum oga ki, "damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur." Ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. Tiren görmemis ki... Ne anasi görmis, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum'dan Sivas'a gittiydum. Neysa kardasum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye? Usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. Biz gelduk araba yaristiriyruk.Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Usacuklarda sarki yok, türki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. Ayuptur...

Laz oldugun için
Temel ilkokulun 1.sinifina baslar,ilk gun kosa kosa eve gelir ve annesine Anne anne! ögretmen bugün okulda sayilari ogretti, herkes 9'a kadar sayabildi ben tam 14'e kadar saydim , laz oldugum için mi ?
Annesi: Evet yavrum laz oldugun için. Temel cok sevinir,
2.gun okula gider ve yine kosa kosa gelir ve annesine
Anne anne! ögretmen okulda alfabeyi ögretti, herkes d'ye kadar ögrendi ben h'ye kadar ögrendim laz oldugum için mi? der
Annesi: Evet yavrum laz oldugun için. Temel artik yerinde duramaz ertesi gun okuldan acayip mutlu bir sekilde gelir ve annesine
Anne anne bugun okuldaki arkadaslarimla boylarimizi karsilastirdik,herkesinki 80-90 cm benimki 160 cm laz oldugum icin mi? der
Annesi: Hayir yavrum onlar 6 yasinda sen ise 16 yasinda oldugun için.

Yardim
Temel issiz daglarda gezerken ayagi kayar ve bir uçurumdan asagi düserken, yamaçtan disari dogru büyümüs bir agaca zorlukla tutunur.tek eli ile asili vaziyette baslar bagirmaya "KIMSE YOK MIDUUUUR
KIMSE YOK MIDUUUUR!"
yakinlarda sesini duyacak kimse yoktur. Temel saatlerce ayni pozisyonda bagirmaya devam eder.
"KIMSE YOK MIDUUUUR ! KIMSE YOK MIDUUUUR!"
Aslen keyfine düskin olan bu kulunun zor durumunu ve feryatlarini duyan Tanri dayanamaz ve gik gürlemesini andiran bir ses duyulur
"EEEY KULUM TEMEL SEN DE BILIYORSUN BUGÜNE KADAR BENIM EMIRLERIME PEK RIAYET ETMEDIN, RAKI IÇTIIN, KUMAR OYNADIN, BASKASININ MALINA GÖZ DIKTIN, ÇAPKINLIK YAPTIN. ANCAAAAK SU HALINE DAYANAMADIM VE SANA BIR SANS DAHA VERMEK ISTERIM. EGER IYI BIR KUL OLMAYA SÖZ VERIRSEN SENI KURTARACAGIM!"
Ses kesilir. Bir sure daha sessiz kalan Temel baslar tekrar bagirmaya:
"BASKA KIMSE YOK MIDUUUUUR!
BASKA KIMSE YOK MIDUUR!"

Ceset
Temel le dursun gece bekçileriymis.Tam konservatoryumun onunden gecerlerken orada bir adamin olu yerde yattigini gormusler. Temel telsizi acmis tam polise bildirecekken dursuna demis: Ula konservatoryum nasil hecelenir? o da demis bilmiyorum..
Temel de o zaman bu oluyu eczanenein onune cekelim...

Pilot Temel
bir gün temel uçak pilotu olmus.giderlerken uçagin sag kanadi yanmis.sonra temel demis;kaptaniniz temel konisiyi sakin telas etmeyun demis.sonra aradan bes dakka geçmeden uçagin sol kanadi yanmis.sonra temel;kaptaniniz temel konisiyi sakin telas etmeyun demis.sonra uçak düsmeye baslamis.temel;kaptniniz temel konisiyi simdi atlaya bilirsiniz, demis.

Penguen
Temel ile dursun Bir gün Sokakta bir penguen bulmuslar ve onu karakola göturmusler komser onlara bu hayvani cabuk hayvanat bahcesine göturun demis. aksama dogru komser pencereden disari bakarken temel Ile dursun pengueni ortalarina almis gezdiriyorlar.Komser pencereyi acip demiski
Komser-'Ula usaklar ben size o hayvani hayvanat bahjcesine götürün demedim mi
Teme ile Dursun kizgin bi sekil de
Temel ile Dursun-'tamam da göturdük simdide sinemaya götüreyruz demisler

"Z" harfi
Temel mahkemede hakimin huzuruna geçmis hakim sormus oglum ismin ne temel fakat *z* si yok demis. hakimde eeeee oglum *temel*isminde zaten *z* harfi yoktur. demis. temelde hemen karsiligini verir.. ,,ee biz ne dedik ,

Garaj
hava çok karli radyo'dan her gün yayin yapiliyormus
- Bu gün yollar karli yollarin buz tutma ihtimali var o yüzden sag taraftan gidin yada sol taraftan gidin. Temel bu yayinlara göre sag ya da soldan hareket ediyormus.Yine yagisli bir gün radyo yine yayin yapiyormus radyodaki kadin
- Bu gün yollar yine buzlu tam su taraftan gidin derken yayin kesilmis. Temel'de yaninda oturan Fadime'ye dönmüs
-Haçen kadin açikleme yapemadu yayin kesuldu simdi arabayu ne tarafe çekelum Fadime hemen cevap vermis;
- Usagum bu gün birak araba garajda galsun

Öksürük
Temel ile Dursun doktora gitmisler. Dursun öksürüyor, Temel ise kabiz imis. Doktor bunlara birer surup vermis fakat siseler karismis.Doktor bir hafta sonra kontrole gelmelerini istemis. Bir hafta sonra Dursun doktora gitmis. Doktor "nasil oldun, öksürügün geçti mi?" diye sormus. Dursun ise "Toktor pey haçan cesaret edup te öksüremeyrum" demis

Bebek
Temel komutandan izin istemis ve eklemis:
-Çocugum olacakta!
Komutan:
-Ne zaman? demis. Temel:
-Izin verirseniz eve gittikten 9 ay sonra demis.

Yemek
temel birgün ispanyaya gitmis bir arkadasinin tavsiyesi ile bir restuaranta girmis ve bana engüzel yemegi getirin demis garsonun getirdigi yemegi temel afiyetle yemis ve garson bu yemegin ne oldugunu sormus garsonda boganin testisleri demis ve temel ispanyadan ayrilip türki yeye dönmüs daha sonra temel isleri nedeniyle tekrar ispanyaya gitmis ve ayni lokanta ya yemek yemek için girmis ve ayni yemegi siparis etmis garson yemegi getirdikten sonra temel afiyet ile yemis yedikten sonra garsona sormus demiski ya garson bey buseferki biraz küçüktü demis garsonda temele e! her zaman matador kazanacak degilya demis

Bulgu
temel bilim adami iken temeli dünya bilimadamlari toplantisina çagirirlar. avrupali bilginler baslar;bizim yaptigimiz kazilarda 25m. assagi indik ve telefon koablolari bulduk. demek ki bizim atalarimiz telefon kullanmislar diye övüne övüne konusmuslar.sira bizim temele gelir;biz yaptigimiz kazilarda 50m. assagi indik bisey bulamadik, demek ki bizim atalarimiz cep telefonu kullanmislar"demis.

Muhallebi
Temel ile Dursun Amerika'da yasarlarken paralari bitmis ve bir banka soymayi kafalarina koymuslar. Gece yarisi olmus,Dursun ve Temel kapilari açip içeride kasalari aramaya koyulmuslar. Temel bir kasa görmüs, açmislar ve içinden bir kase muhallebi çikmis. E bu kadar ugrastik bosa gitmesin demisler ve bunu Temel afiyetle yemis. Daha sonra bir kasa daha görmüsler ve onu da açmislar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemis. Tabii ikisi de sasirmis koca bankada nasil para olmaz diye ve orayi terk etmisler.Ertesi gün gazetelerde manset :
"Dünyanin en büyük Sperm Bankasi soyuldu!.."

Eyaletlerin Hikayesi
Temel ile Idris cok eskiden bir yolculugacikmislar.Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis.
Napicaz derken Temel:
-"Ben sazimi cikartip caligim, bunlar boyle birsey gormemislerdir,"deyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmislar.
Bunun uzerine Idris:
-"Buraya bir tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis.
Gene yola koyulmuslar. Bir gun yine kizilderiler etraflarini sarmislar,
Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlenip uzerlerine yurumeye baslamislar Temel ile Idrisin.
Bunun uzerine Idris guzel bir yellenmis. Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vin.
Temel:
-"Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari," demis.
Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmislar. Temel baslamissaza, ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi, Temelin uygun bir yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris:
-"Buranin adi da ArkanSaz olsun".

Kilçik

Temel bir gün trene binmis.hamsilerini çikarir kilçiklarini bir yana etlerini bir yana ayirir.etlerini posete sarip camdan atar.kilçiklarini ekmegin arasina koyup yemege baslar.karsisindaki adam sasirir ve 'niye etlerini attin kilçiklarini yiyorsun'der.
Temel'de karadenizliler kilçiklarini yedikleri için akillidir der.
adam imrenir bir tane kilçikli ekmek ister.Temel olur ama tanesine '500bin' isterim der.
Adam 'tamam' der ve 5 tane yer. Tabii çok hosuna gider. Sonra'yahu begendim yedim ama sana 2,5 milyon verdim, hamsinin kilosu zaten o kadar'der.
Temel'in cevabi 'bak gördün mü? akillanmaya basladin'olur.

Savas Hilesi

trabzonlularla kayserililer savas yapiyorlarmis. kayserililer trabzonlularda temelle dursun çoktur diyip bagiriyorlarmis kalkani vuruyorlarmis bizim temelle dursunun da bu aralar kulaklari pek duymazmis. o yüzden trabzon ordusunda tek temelle dursun onlar kalmis. dursun demiski bizde ahmet diyelim kalkani vuralim mehmet diyelim kalkani vuralim demisler bagirmaya baslamislar ama kimse kalkmamis . bu arada temelde yerde 500.000TL bulmus ve cömert davranarak ha bu 500.000TL kimundur daa diye bagirmis ve herkez ayaga kalkinca kayserililerin hepsi vurulmuslar . (savasin galibi bizim trabzonlulardir daa)
Fren sistemi

Bir gün Temel,Italyan ve Fransiz fren testi yapiyorlarmis.Italyan Ferrari ile duvara 1cm kala durmus. Italyan: Benim arabamda ABS var demis.
Fransiz Audi ile duvara 1mm kala durmus. Fransiz:Benim arabamda ASR var demis.
Sonra Temel Dogan ile duvara geçirmis.Temeli kan revan içinde arabadan çikarmislar. Italyan ve Fransiz:Senin arabanda hangi fren sistemi var demisler.
Temel:Benim arabada ASD (Anasini Satsan Durmaz)sistemi var demis.
Tüp Geçit

Istanbul'a tüp geçit yapilmasi için ihale açilmis, Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermis, 10 milyar, 20 milyar dolar... Bizim Temel'le Dursun ise 10 bin dolar teklif etmis.
Komisyon gitmis Trabzon'a Temel'le Dursun'u görmeye... Demisler ki,
-- Ihaleyi size verecegiz, anlatin bakalim projenizi?
Temel baslamis anlatmaya...
-- Ben gidicem Anadolu yakasina basliycam denizin altindan kazmaya, Idris'de gidecek Avrupa yakasindan kazacak. Denizin altinda ortada bulusucaz.
Yetkililer sormus ;
-- Peki ya hic bulusamazsaniz ne olacak ?
Idris bu sefer atilmis ;
-- O zaman bir tüp geçit fiyatina iki tüp geçit yaptirmis olacaksiniz
Altin Pisuvar

Bir gün Temel eglenmek için bir yer ariyormus. Daha önceleri barlara gidiyormus fakat simdi gidecek farkli bir yer ariyormus. Bir arkadasi ona Sari Bar adli bir yer önermis.Oda gitmis fakat diger yerlerden hiçbir farki yokmus. Neyse demis içkisini içmis tuvalete gitmis . Bir de ne görsün altin bir pisuvar var.
Cok sasirmis daha sonra pisuvara iseyip gitmis.
Obür gün yine gelmis ve içkisini içip tuvalete gitmis. Bir de ne görsün altin pisuvar yerinde yok.
Barmene gidip "Tek farkunuz altun pisuvardu, sinci o da yok" demis.
Barmen barda oturan iri yari adama
"Necmi abii senin saksafona iseyen adam geldi" demis.
Balik Avi

Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balik avlamak çok popüler oldugunu duyar, hemen kendine bir olta alir ve buldugu ilk genis buzlu alanda ise girisir.
Tam buzu kirmaya çalisirken gümbür gümbür bir ses duyar:
"Orada balik bulamazsin!".
Ne oldugunu anlamayarak etrafina bakinir ama sesin nereden geldigini çözemez. Biraz ileriye gidip tekrar buzu kirmaya çalisirken ayni ses yine duyulur:
"Sana söyledim geri zekali, orada balik bulamazsin!!".
Temel korku içinde basini yukari kaldirir ve dehset içinde sorar:
"Tanrim? Sen misin?".
Ayni ses cevap verir:
"Hayir, ben buz hokey sahasinin bekçisiyim"
Temel'e Mercedes Lazim

Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.Temel der ki, 'Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi?'
Temel yaklasir kadina, sorar :
- 'Benimle bi yemek yemek ister misiniz ?'
- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'
- 'Degildir'
- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'
- 'Yoktur'
- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde'
- 'Yoktur'
- 'Hadi o zaman cek arabani!'
Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :
- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin?'
- 'Veririm Temel'im'
- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?'
- 'Acarlar Temel'im'
- 'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez'
Kola makinasi

Temel kola makinalarinin birinin karsisina geçmis, jeton atip kola aliyormus.jeton atip kola aliyomus jeton atip kola aliyomus.
yanina kendi halinde bir adam gelmis ve;
-'ha temel ne yapiyursun da'demis. temel'de;
-'karisma usagum sansim yaver gideyur' demis

Burasi Amerika

Temel Dallas'daki kuzeni Dursun'u görmeye gitmis. Dursun Temel'i havaalaninda karsilamis. Beraberce disari çikmislar. Temel bir bakmis 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu,da!"
Dursun hafifçe gülmüs. "Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"
Yola çikmislar, Dursun'un çiftliginin kapisindan içeri girmisler. Git git bir türlü eve varmiyorlar. Temel saskinlik içinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!"
Dursun gene hafifçe gülmüs. "Temelim burasy Amerika! Burada herbirsey büyük!"
Neyse, aksam olmus, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye baaarmis. "ammabüyük masa, da!"
Dursun'un sesi gelmis "Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmis. Dursun:
"Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapi" diye tarif etmis. Temel alt kata inmis ama sol yerine sagdan üçüncü kapiya girmis. Orasi evin havuzunun oldugu yermis.Heryer karanlik oldugu için Temel elektrik dügmesini ararken havuza düsmüs. Can havliyle bagirmaya baslamis:
"Sifonu çekmeyiiin!!Sifonu çekmeyiiin!"

Ayni yerde

Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal'le Istanbul'da
karsilasinca :
- Usak nasilsun pakayum?
- Iyiyum...
- Çocuklarin nasildur?
- Onlar da iyidur.
- Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü degisir...Temel
arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip hemen söyle der:
- Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?


Temel'in gazetesi


Temel bir dag basinda oturuyormus ve en büyük zevki günlük gazete okumakmis fakat tembelmis ve gazete alabilecegi tek yer oturdugu dagin etegindeki bakkalmis.Bu is icin hep Fadimeyi gönderirmis. Fadime birgün sikilmis ve pazartesi günü 7 tane o günün gazetesinden almis. Ve pazartesi günü bir gazete verip digerlerini saklamis. Ertesi gün Temel gazete isteyince dün aldigi gazetelerden birini ben cikiyorum deyip islerini hallettikten sonra cikarip vermis. Çarsamba günü yine Temel gazete istemis Fadime yine islerini halledip temele gazeteyi vermis. Persembe günü yine Temel gazete istemis Fadime yine vermis. Aksama dogru Temel Fadimeyi cagirip "Fadime" demis.
"Dünyada ne salak insanlar var;dört gündür ayni adam ayni yerdeki agaca arabasini carpiyor".


Randevu
Temel, Dursun'la safakta köprü altinda bulusmak için anlasmislar.Temel demis ki, yatsiya cadar celdim celdim,celmeüm cidersun Tren

Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler. Ilk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diy düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis. Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate
baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmi diye.Gisedeki adam
"Bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemezsiniz" der .
Bileti alirla yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis.
"Sen ne garip adamsin. 3 tren kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam.
Temel : "Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum"demis.


Çölde


Temel colun ortasinda susuz kalmis. Birden cin gelmis uc dilekte
bulunmasini istemis.
-Su.
-Bir sise buz gibi su gelmis. Cin,
-Bu sise hic bitmez. Bittikce kendiliginden dolar, obur dileklerin neydi?.
Temel,
-Bu siseden iki tane daha.

Temel fotografcida

Temel bir gün fotografini çektirmek istemis. Fotografçiya;
- Ben fotograf çektirmek istiyorum. Lakin vesikalik olmayacak.
Fotografçi;
- Olur efendim. 24 çarpi 32'ye ne dersiniz?
Temel;
-432 eder de, haçan punin konimuzlan ne alakasi vardur? Pilot

Temel ile Cemal pilot olmaya karar vermisler.Bu amacla kursu
bitirip diplomalarini almislar.Ve ilk seferlerini yapmak üzere
ucakla havalanmislar. Inise gececekleri sirada Temel, Cemal'e dönüp:
-Simdi kuleden haber geldi..Bu hava limaninin pisti oldukca kisaymis.
Bu yüzden tekerlekler yere deger degmez, frenlere sonuna kadar asil
ki, pistin disina cikmayalim, demis.
Az sonra inise gecmisler.Tekerlekler yere deger degmez, Cemal frenlere asilmis.Ucak kil payi pistten cikmadan durmus.Temel alnindaki terlerisilerken Cemal'e dönüp
:-Bu ne bicim pist? 50 metrelik yerde ucak durur mu? Cemal basini ikiyana sallayip cevaplamis:
-Haklisin Temel..Bir de su yanlara baksana..Eni de en az 10 km.var....


Karadenizli Bir Babadan Ogluna Mektup

Uy sevgili usagum!

Allah'in selami tabiidur. Mektubu cok yavas yazayrum, cunkim bilirum ki,
cabuk okuyamazsun.. Benden yana sual
edersen, Allahuma pin sukur iyiyum, yeni pir is puldum.. Emrimde yuze
yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi
hallerinde. Ne is puldugumu soraysan soyleyecegum patlama, mezarluk
pekcisi oldum..
Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli
degil. Hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyze mi oldin soyleyemeyrum..
Temel emicen de tukkan actu, o da otuza aldigini yirmipese verir, surumden kazaniyormus oyle dedi..
Bizim koye findukcularin Temel'i muhtar sectuk, akillu usak da. Gecen
gun hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel akilludur, hemde durusttur.. Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari arayu, meger yolda pir tavuk ezmus sahibini soraymus.. Muhtar Temel tavuga pakmis, hapu bizden degildur, pizum koyde yassu tavuk yoktur, demis..
Senin kucugun Memet cok akullu bir usak cikti. Gecen gun tepeye varmis,
elinde bir ip sallayup duriy.. Anan, uy usagim ne edeysun orada demis.. O da heva turumuna bakayrum demis. Cektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedim. Anlatti, meger ip sallanunca havanin ruzgarli oldugunu, ip islaninca da yagmur yagdigunu anlaymis..
Cok akillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu degildun!
Yaa iste boyle usagum.. Memlecetten saga pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazayrum.. Baki Hudaya emanet ol.
Baban
Not: Mektupa para koyacaktum, ama gec akluma geldu, zarfu kapatmisum



 

 

2/29/2008

Yurdum İnsanı

Hani bazı olaylar, sözler, durumlar vb. vardır.Bizim insanımızdan başkasına nasip olmaz. İşte onlardan bazıları..

1. "Nerelisin ?" sorusuna cevap aldıktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak.

2. Amca, hala, dayı, teyze, görümce, kayınco,enişte,elti,bacanak, kaynana, kayınpeder,baldız, yenge, amcağlu, halaoğlu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalık terimleri.

3. Gelin-Kaynana çekişmesi.

4. Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.

5. Düğünlerde, eğlencelerde, toplantılarda, vb. içip içip olay çıkartmak.

6. Kuru fasulye-pilav-cacık, at-avrat-silah,devlet-mafya-polis,
kavun-beyazpeynir-rakı, metin-ali-feyyaz, karpuz-peynir-ekmek,
vb. gibi üçlemeler.

7. Yürüyüş veya dolaşma esnasında eline tespih, değnek, sopa, vb. almak.

8. Yabancı dil öğrenirken önce küfürleri öğrenmek, yabancılara Türkçe öğretirken önce küfürleri öğretmek.

9. Yolculuk esnasında yanındakine "Yolculuk nere hemşerim?" diye sorarak muhabbete başlamak.

10. Çırak-kalfa-usta ilişkisi.

11. Büyüklerin yanında sigara-içki içmemek, bacak bacak üstüne atmamak.

12. Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" opup "kestane kebap, acele cevap" beklemek.

13. Kendini tanıttıktan sonra diğer yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek.

14. Japonları kastederek "adamlar yapmış abi!" demek.

15. Ortaokul ve lisedeki anı-hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayıldığın için... " diye başlamak.

16. "Bizim askerdeyken bir çavuş vardı..." diye başlayan askerlik anıları.

17. Ütü ütülemek, su sulamak, boya boyamak, uyku uyumak,
yangın yanması, ölü ölmesi, vb. gibi dumur yaratan deyimler.

18. "Geldiniz mi?" veya "Siz mi geldiniz?" gibi gereksiz sorular.

19. "Kim O?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.

20. Telefonu açan kişiye kendini tanıtmadan "orası neresi?" veya "sen kimsin?" gibi sorular sormak.

21. Neredeyse herkese, her şeye takma isim bulmak.

22. Misafir gelince hemen çay suyu koymak.

23. "Senin paran burada geçmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak.

24. Paraları cüzdana veya cebe koyarken Atatürklerin aynı tarafa
gelmesine dikkat etmek.

25. Düğün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birleştirerek oturmak.

26. Büyüklerin "Biz sizin yaşınızdayken..." diye başlayan serzenişleri.

27. Düğünlerdeki takı merasimleri.

28. Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşmak.

29. "Hamili kart yakınımdır!."

30. Yüzsüzce rüşvet istedikten sonra abartıp "Helal et" demek (yaşanmıştır).

31. Bir işe başvururken muhtardan onaylı ikametgah, fotoğraf, nüfus cüzdanı sureti, noterden onaylı diploma fotokopisi, askerlik belgesi vb. gerekmesi.

Popüler Yalanlar

 

Ben zaten anlamıştım.
Önemli olan ruh güzelliği canım.
Senden başka kimseyi sevmedim.
Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.
Abi İş Yarın tamam.
Öğle tatili yapmıyoruz.
Şimdi ben de seni arayacaktım.
Orijinal yedek parçası.
Telefon şehirler arasına kapalı abi be.
Burada torpil geçmez kardeşim.
Valla girilmez levhasını görmedim memur bey.
Yemeğe kalsaydınız.
Çok üzüldüm.
Her bedene uyar abla.
Davetliydik ama gitmedik.
Kızımızı ne doktorlar ne mühendisler istedi...
Herkese eşit zam yapıldı.
Hatırası var.
Sen her şeyin en iyisine layıksın.
Biz sadece arkadaşız.
O benim ağabeyim gibiydi.
Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
Emrin olur.
Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
Bilsem söylemez miyim???
Ayıp ettin valla kimseye söylemem.
Kolay gelsin herkese.
Aradım valla yoktun...
Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.
Yolda lastik patladı.
Çok kolay bir ders. Ben hep 100 alırdım.
Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.
Yedi göbekten İstanbulluyuz.
Üç saatte Ankara'ya indik.
Çok yakın ahbabım olur.
Elimizde büyüdü.
Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.
Paranın ne önemi var mühim olan insanlık.
Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.
Çocuğu gönderdim bile, birazdan sende.
İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.
Şimdi seni düşünüyordum.
Makine bozuk. (Resmi daire fotokopicisi)
Giyince açılır, merak etmeyin.
Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.
Kapatmam lazım, ocakta yemek var.
En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.
Biz demokrasinin bekçisiyiz.
Saat durmuş, çalmadı.
Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.
Biz de şimdi içeri girdik.
Biz de tam kapıdaydık.
Aaa, sana en az beş e-posta gönderdim, almadın mı?
Sürekli arıyorum, düşmüyor.
Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım.
Oo hooo...çoktaaaan.
En geç haftaya hepsini öderim.
Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum.
Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225.
Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir.
Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.
Abla tabaklar tamamıyla ithal malıdır, kırılmaz.
Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum.
Müşteri: Garson bey kadayıf taze mi? Garson: Tabii beyefendi, daha bu sabah çıktı.
Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım.
Çok yakışmış...
Telefon kapalı değildi... Demek çekmemiş. Hay Allah!!!
Aslında sorular çok kolaydı.
Ben mi onu seviyormuşum. Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya...
Ders çalışıyorum...
Canım bilerek olmadı ya..
Ben ders çalışsam ooohoo...

Meftanın Son Sözleri

 

-Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

Garip türk huyları

 

OTOYOLDA, OTOMOBİLİN GAZ PEDALINA TUĞLA KOYUP, YORULMADAN KULLANMA FİKRİ BİR TÜRK'ÜNDÜR.

 

TÜP KAÇIRIYOR MU, KAÇIRMIYOR MU DİYE KİBRİT YAKIP KONTROL EDER.

 

DESENLERİNİ ÇOK BEĞENEREK ALDIĞI YENİ BİR MOBİLYANIN ÜSTÜNÜ BAŞKA BİR ÖRTÜ ÖRTEREK KULLANIR.

 

ÇİĞNEDİĞİ SAKIZI DAHA SONRA ÇİĞNEMEK ÜZERE KAFASINDAKİ TÜLBENDE YAPIŞTIRAN BİR TÜRK KADININDAN BAŞKASI DEĞİLDİR.

 

UÇAKTA BULUNAN TANIDIKLARINA UÇAK HAVALANDIKTAN SONRA GÖRMEYECEĞİNİ BİLDİGİ HALDE EL SALLAR

 

ARABASININ ARKASINA YAZI YAZAR .(RAHMETLİ DE SOLLARDI, TEK RAKİBİM THY, KROYUM AMA PARA BENDE)

 

PLASTİK YOĞURT KABINI SAKSI YAPAR

 

TV'DE FİLM SEYREDERKEN FİLMİN OYUNCULARIYLA MUHATAP OLAN (DUR ORAYA GİTME ÖLDÜRECEKLER SENİ) TÜRK SİNEMA SEVERLERDİR.

 

DİNGİLDEYEN BİR MASANIN AYAĞINA KAĞIT SIKIŞTIRMA FİKRİ BİR TÜRK'ÜNDÜR

 

ARACIN SİNYAL LÂMBALARI DURURKEN KOLUNU ÇIKARARAK "DÖNÜYORUM" HAREKETİ YAPAR.

 

İŞİNDE İYİ OLAN BİRİSİNİ ÖVERKEN HAKARETLE İLTİFAT EDEN BİR TÜRK'TEN BAŞKASI OLAMAZ. (ŞEREFSİZİN OĞLU NE İŞ YAPMIŞ BE KARDEŞİM, HELAL OLSUN)

 

EVİNDE BULUNAN SAKSILARIN DİBİNİ KÜLTABLASI OLARAK KULLANIR.

 

CEBİNDEN ÇIKARDIGI PARALARIN İÇİNDE EN ESKİSİNİ ÖZENLE ARAYIP BULDUKTAN SONRA PARA ÜSTÜ VERİR.

 

ÜTÜ FİŞİ , TEYP FİŞİ VEYA TELEVİYON FİŞİ KABLOSUNUN BAKIR TELİ DIŞARI ÇIKMIŞ İSE ÇOCUKLARI ELEKTRİK ÇARPMASIN DİYE BAKİR TELİ SELOBANTLA YAPISTIRIR.

 

KÜRDANLA DİŞİNİ KARIŞTIRDIKTAN SONRA, ÇIKARIP BAKAR. SONRA YENİDEN AĞZINA SOKAR.

 

TAKSİ TUTTUĞUNDA TAKSİCİNİN YANINA OTURUR .EĞER ÜÇ DÖRT KİŞİ TAKSİ TUTUYORSA , TAKSİ PARASINI VEREN KİŞİ ÖN KOLTUĞA OTURUR.

 

TRAFİKTE AMBULANSIN PEŞİNE TAKILARAK SIKIŞIKLIKTAN KURTULUP, UYANIKLIK YAPTIĞINI ZANNEDER.

 

BİR DÜKKANA GİRİP, ONUN BUNUN FİYATİNI SORDUKTAN SONRA "ABİ ARABA BEŞ DAKKA DURSUN, BEN HEMEN GELİCEM" DEYİP, 2 SAAT SONRA GELİR.

 

 

DAHA BİRİNCİ TELEFON ZİLİ ÇALDIĞINDA TELEFONUN BAŞINA DİKİLİR AMA AÇMAK İÇİN İKİNCİ KEZ ÇALMASINI BEKLER

 

ÇORABININ KİRLENİP KİRLENMEDİĞİNİ BURNUNA GÖTÜREREK KISA SÜRELİ KOKLAYARAK ANLAYAN KİŞİ TEMİZLİĞİNE DÜŞKÜN BİR TÜRK'TÜR.

 

SAHİLDE MAYOSUNU KABİNDE GİYMEK YERİNE ARKADAŞLARINA HAVLU TUTTURARAK GİYMEYE ÇALIŞIP BİR DE ARKADAŞLARINA "BAKMAYIN LAN" DİYE ÇIKISIR.

 

KONUŞMA YETENEĞİ OLAN HAYVANLARA İLK OLARAK KÜFÜR ETMESİNİ ÖĞRETİR.

 

DİŞ FIRÇASIYLA DİŞİNİ FIRÇALAMAYIP DA SAÇINI BOYAMAK İÇİN KULLANAN BİRİNİ GÖRÜRSENİZ, O SAÇINI SEVEN BAKIMLI BİR TÜRK'TÜR.

 

SOBA BORUSU AKTIĞINDA YOĞURT KAPLARINI TELLE SOBA BORUSUNA BAĞLAR.

 

SAKAL TRAŞI OLDUKTAN SONRA KANAYAN YERLERİNE KÜÇÜK KAĞITLAR YAPIŞTIRIR.

 

ANCAK BİR TÜRK GAZETE BULMACASINI HEP BAŞKALARINA SORA SORA ÇÖZEBİLME BECERİSİNİ GÖSTERİP, KENDİSİ ÇÖZDÜ DİYE SEVİNDİRİK OLABİLİR

 

SERÇE PARMAĞINI KULAĞINA SOKUP İYİCE SALLAYARAK KARIŞTIRIR.

 

RÜZGARLI HAVALARDA KÜLLER UÇMASIN DİYE KÜLLÜĞE SU KOYAR

 

KAĞIT MENDİLİ, KUMAŞ MENDİL GİBİ GÜNLERCE BURUŞUK ŞEKİLDE CEBİNDE TAŞIR.

Hayat Sözlüğü

Aşk : 1 sesli, 2 sessiz veya 2 aptaldan oluşan sözcük.

Dil : Bazı dejenere insanların konuşmak için kullandıkları cinsel organ.

Baş ağrısı : Kadınlar tarafından en sık kullanılan doğum kontrol yöntemi.

Nanosaniye : Trafikte ışığın yeşile dönmesi ve arkadaki hayvanın korna çalması arasında geçen süre.

Futbol : Kadınların kocaları yerine bilmeden evlendikleri nesne.

Kuantum fiziği:Gece vakti, karanlık bir odada var olmayan bir kediyi arayan kör adam.

Hardware : Bilgisayarın software arızası nedeniyle bozulması durumunda yumruklanan kısmı.

Entellektuel : 2 saat boyunca işten başka bir şey düşünmeyi becerebilen insanoğlu.

Ekip çalışması : Bütün suçları ekibin geri kalanına yüklemeyi sağlayan çalışma biçimi.

Doktor : Hastalığınızı ilaçlarla iyileştiren, sonra da sizi faturalarla öldüren kişi.

Patron : Geç kaldığınızda işe erken gelen, erken geldiğinizde geç kalan kişi.

Gözyaşı : Erkek gücünün, kadın gücü karşısında bozguna uğratılmasına yarayan hidrolik güç birimi.

Söylenti : Ses hızından bile hızlı dağılan haberler.

Sözlük : Boşanmanın, nikahtan önce geldiği tek yer.

Evlilik : Erkeğin lisansını yitirip, kadının mastır (lisans üstü) olduğu bir sözleşme. (çok amerikan yorum)

Baba : Doğanın bize armağanı olan banka.

Politikacı : Seçimlerden önce elinizi sıkan, seçimlerden sonra ise güveninizi sarsan kişi.

Gülümseme : Pek çok şeyi bir doğruya çeviren eğri.

İyimser : Kazayla nehre düştüğünde banyo yapmaya başlayan kişi. Size cehenneme gitmenizi öyle bir dille anlatır ki, bu yolculuk için can atarsınız. VS: Diğerlerini, gerçekte bildiklerinizden daha çoğunu bildiğinize inandırmanızı sağlayan bir işaret.

Ofis : Gergin bir ev hayatından sonra gevşediğiniz yer.

Komite : Kendi başlarına hiçbir şey yapamayan ve birlikte hiçbir şeyin yapılamayacağına karar vermek için bir araya gelen insanlar...

11/6/2005

Mahkeme Soruları

Aşağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş gerçek sorulardan derlenmiştir. Reha Muhtar'dan daha salakça soru sorulabilir mi? diye bir soruyla karşılaşınca artık "evet" diyeceksiniz!..

"Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, değil mi doktor?"

"En genç olan oğlunuz, hani şu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?"

"Resminiz çekilirken orada mıydınız?"

"Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?"

"Savaşta öldürülen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?"

"Sizi öldürdü mü?"

"Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?"

"Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?"

"Kaç kere intihar etmeyi başardınız?"

Soru: "8 ağustosta mı hamile kaldınız?"
Cevap: "Evet."
Soru: "peki o anda siz ne yapıyordunuz?"

Soru: "Üç çocuğunuz var, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Kaçı erkek?"
Cevap: "Erkek yok."
Soru: "Hiç kızınız var mı?"

Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?"

Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, değil mi?"
Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
Soru: "Eşiniz de sizinle geldi mi?"

Soru: "İlk evliliğiniz niçin sona ermişti?"
Cevap: "Ölüm sebebiyle."
Soru: "Kim ölmüştü?"

Soru: "Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?"
Cevap: "Orta boyluydu, sakalı vardı."
Soru: "Erkek miydi yoksa kadın mı?"

Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?"
Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım."

Soru: "Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaştık mı? Şimdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
Cevap: "Sözlü."

Soru: "Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?"
Cevap: "Aksam 8:30 civarında başladık."
Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
Cevap: "Hayır, sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu."

Soru: "İdrar örneği verme imkanınız var mı?"
Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

Soru: "Otopsiye başlamadan önce Bay ___'in nabzına baktınız mı doktor?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "O halde siz otopsiye başlarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir, değil mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
Cevap: "Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi."
Soru: "Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?"
Cevap: "Evet, hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir."

YAŞAM İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER

İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma.
Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma, acı çeken sen olursun.
İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşün.
Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma.,
Güvenmediğin biriyle asla flört etme.
Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme.
İnsanlara doğru değer ver, haketmeyenleri sil.
Kimseye yalvarma.
Asla dönüp de arkana bakma.
Sır tutmasını bil.
Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
Hakettiğin sevgiyi alamadın mı? Kendini üzme, sorun sen değilsin.
Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
Seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışma.
Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
Dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle.
Kendini öven insanlardan kaç.
Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların öğütlerini gözardı etme.
Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üstüne sıçrar.
Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma.
Sen istemediğin sürece tanrı dışında kimsenin seni üzemeyeceğini aklından çıkarma.
Gözyaşlarının değerini bil, onları haketmeyenler için harcama.
Sana bahşedilen zekayı kullanmayarak tanrıya hakaret etme.
Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
Kendini sev.
Alkol alınca kontrolünü yitirenlerle asla tartışma.
Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
Dostluğunla yitinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat vereme.
Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme.
İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
Sana duyulan sevgiyi ve güveni istimar etme.

ANLAMLI SÖZLER (ANLAYANA)

 

"Silgi kullanmadan resim çizme sanatina hayat diyoruz."

"Her insan hata yapar, ancak ahmak insanlar hatalarinda israr ederler."

"Hayati kaybetmekten daha aci birsey vardir: yasamin manasini kaybetmek!"

"Baskalarindan üstün olmamiz önemli degildir. Önemli olan ; dünkü halimizden üstün olmamizdir."

"Aptallarla tartismayin görenler aranizdaki farki anlamayabilirler."

"Herkes ayni seyi düsünüyorsa, hiçkimse birsey düsünmüyor demektir."

"Okuyabilirseniz her insan bir kitaptir."

"Kargalar ötmeye baslayinca bülbüller susar."

"Sevgi her zaman karsilik görür, kin de..."

"Kardeslerimi Allah yaratti, fakat dostlarimi ben buldum."

"En güzel gül, en zengin gübrelerde yetisir.

"Fikirler sürekli yenilenmezse çürümüş tahta gibi bir vuruşta dağılırlar.

"Gerçek erdem insanın içindedir. Onu söküp atmak imkansızdır

"Yalanla bataklık arasında hiçbir fark yoktur. İkiside dibe doğru çeker.

"Bu hayatta sevmeyi bilenler, sevilmeyi de bilenlerdir.

"Ormanda iki ayrı patika vardı ve ben en az ayak izi olanını seçtim. İste farklılık budur.

"Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.

"Bir ülkede namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülke kurtulmaz.

"Herkes başka birinin beceremediği bir konuda ustadır.

"Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan da zevk almazlar.

"Sabir; yüzünü eksitmeden aciyi yudumlamaktir."

"Mide ülserlerine yedikleriniz neden olmaz. Ülserler sizi yiyenlerden olusur."

"Okuyabilirseniz her insan bir kitaptir."

"Gençler ihtiyarlarin aptal oldugunu sanirlar ama ihtiyarlar gençlerin aptal oldugunu bilirler."

"Öl ve ol! Iste bunu bilmiyorsan zavalli bir misafirsin karanlik yeryüzünde."

"Nasil kafa sayisi kadar düsünce varsa, kalp sayisi kadarda sevgi çesidi vardir."

"Sabir; yüzünü eksitmeden aciyi yudumlamaktir."

"Kardeslerimi Allah yaratti, fakat dostlarimi ben buldum."

"Gülümsemek insana mahsustur."

"Erkekler gördüklerinin esiri olur, kadinlar ise duyduklarinin!

"Küçük insanlar kisilerle ugrasir, Normal insanlar olaylarla, Büyük adamlar ise davalarla...

"Bilgi herkese göre degisir"

"Insan yenildigi zaman tükenmez, pes ettigi zaman tükenir."

"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karsidakinin anlayabildigi kadardir."

"Matematik bir koprudur, onunla bilinmeyenden bilinene gecebilirsiniz.

"Bütün büyük olayların, buyuk düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır.

"Rastgele bir doğruya ulaşmaktansa,yöntemli bir çabayla yanlışa ulaşmayı yeğlerim.

"Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan da zevk almazlar.

"Iyiliginize inanilmasini istiyorsaniz ondan hiçbahsetmeyin."

"Kişi kendi kusurlarını söylemekten hoşlanmaz, bu işi başkaları gereği kadar yapar zaten.

"Ateşe yakın olan yanmaz lakin terler.

"Kimse korktuğu insanı sevmez.

"Sabır acıdır, fakat meyvesi tatlıdır.

"Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.

"Fakirlik ihtilallerin ve suçların anasıdır.

"Bir kimsenin budalalığı başka birinin işine yarar.

"Adaletsizlik hükme acılık, geciktirme de tatsızlık verir.

"Nefretler, fikirlerin değil, mizaçların çarpışmasından meydana gelir.

"Felaketin bir iyiligi varsa hakiki dostlarimizi tanitmasidir. 

 

KAZANAN VE KAYBEDEN

Kazanan her zaman cozumun bir parcasidir,
Kaybeden her zaman problemin bir parcasidir.

Kazananin her zaman bir programi vardir,
Kaybedenin her zaman bir ozuru vardir.

Kazanan "Bu isi senin icin yaparim" der,
Kaybeden "Benim isim degil ki" der.

Kazanan her sorunda bir cozum gorur,
Kaybeden her cozumde bir sorun gorur.

Kazanan "Uzak ama yolu biliyorum" der,
Kaybeden "Yakin ama yolu bilmiyorum" der.

Kazanan cakillarin yanindaki cimeni gorur,
Kaybeden cimenin yanindaki cakillari gorur.

Kazanan "Zor olabilir ama mumkun" der,
Kaybeden "Mumkun ama cok zor" der.

>......SiZ KAZANAN OLUN....

 

 

GÜZEL SÖZLER

 

Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur
damlalarının pencerene vurduğu soğuk
bir gecede yatağına uzanıp hayalini
kurduğun ve keşke dediğin bütün güzellikler senin olsun.. 

Beyaz bir güvercin gönderiyorum sana,
Kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve şevkat,
Kar beyaz tüylerinde kokum
Ve gagasında bir öpücük
Ona iyi bak.
 
Yatağını gül yapraklarıyla,
Hayallerini papatyalarla süsledim
Üzerini sevgimle örtüp kabuslarını da ben aldım ki
En tatlı rüyalar seninle olsun.
 
Rüyaların en güzelini görürken,
Tanrının seni korumak için gönderdiği
Meleklerin kanatları öyle büyük olsun ki
En masum anında bile kimse sana zarar veremesin.

Öyle insanlar tanıdım, her biri gökte bir yıldız gibi parlıyordu
Oysa ben seni güneşim seçtim
Ve bir güneş için binlerce yıldızdan vazgeçtim.
 
Hayallerin okyanuslar kadar büyükse
Ve sen içinde bir kum tanesi gibiysen
Umudun sesini dinle
İçindeki kıpırtının okyanuslardan büyük olduğunu göreceksin. 

Nehirler denizlere karışır dalgalanır fırtına olur durulur,
Kalbimdeki kasırga hiç dinmez benliğim senle erir bütünleşir
Ateş yanar küllenir ama sönmeyen bir ateş var senin ateşin !!
 
Bir gün bunalır çok özlerse yüreğin beni,
Bir yıldıza takılsın gözlerin
Çünkü aynı özlemle aynı yıldızda senı arıyor olabilirim. 
 
Seviyorum sevmenin acı verdiğini
Her sevenin sevilmediği bile bile ...
Ama yine de bir umut taşıyorum
Belki seven sevilir diye. 
 
Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi benimse,
Çünkü senin bir gülüşün için, şu
Koca dünyada yaşayan mutlaka biri vardır. 
 
Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen bilki senin için
yanan kalbimdir. 
 
Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım...
Sense kaçırırdın gözlerini benden.
Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm.
Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin.
Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin. 
 
Titrer durur ellerim yanında.
Vücudum ürpermeyle dolar.
Üşüyorum ben yanında.
Çünkü varlığın içime serinlik veriyor. 

İçim o kadar senle doldu ki...
İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum. 
 
Öyle güzeldin ki!
Ama bir gün anladım yüzündeki güzelliğin ruhundan geldiğini.
Öyle güzeldin ki!
Anladım seni güzel gören benim gözlerimdi.
Sevgimin güzelliğiydi seni güzelleştiren. 
 
Eğilip gözlerime baktı: seni seyredebilirmiyim dedi usulcacık.
Sandım eylemlerin, insanların gözlerimde ve yüzümde oynaşmasını
 Seyredecek.
 "evet" dedim belli belirsiz. Yumdu gözlerini. şaşırdım.
Sonra anladım ki kalbinde seyrediyordu beni.   
 
Aynaya bakınca kendimi değil kocaman bir yürek
Ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm.  
 
Yağmur vuruyorsa pencerene anla ki o zaman ben ağlıyorum.
Yağmur pencerene vururken ,benim gözyaşlarım da kalbime vuruyor;
Tıpkı yağmur gibi. 
 
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara
Senin gözlerinde ışlıdayan bir çift yıldızı gönderirdim. 

Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da kudurmalı,
Sonuna kadar saplanamayacksa hançer kınıda durmalı ,
Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı. 
 
Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel ,
Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin. 
 
Sen dünyaya sürgün bir meleksin
Ve ben seni o kadar çok seveceğimki
Bir daha cennetine dönemeyeceksin! 
 
Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,
Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar ,
Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm,
Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var. 
 
Ben Toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin
İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor. 

 

Bazen insan sevmekten yorgun düser. Ama bu öyle tatli bir yorgunluktur ki yapacagin ve yaptigin sey tekrar tekrar sevmektir...

 

Bak güzelim ! Senin düsünüp de bana sundugun bu sevgiyi , ben düsünmeden her gün düsmanimin ayagina seriyorum...

 

Yusuf ile Züleyha birbirine sarilsaydi Yusuf üsürdü , Züleyha içinse Yusuf biterdi...

 

Askti inandik ... Bedellerin kimi zaman yasam pahasina ödendigi bir uygarlikti ask... Bulutlarin rüzgarinda üsüyen Annabel Lee'ye aglarken sevdali olmakti...

 

Yasamin en büyük çeliskilerinin pençesinde gelisen bir askta sevinçler aramak varmis , nereden bilirdim? Seni aramak varmis zamanin bir yerinde öyle çaresiz...

 

 

Seni seviyorum. Ama senden bir sey istemiyorum. Seni bile...

 

Aynaya bakinca kendimi degil kocaman bir yürek ve o yürekte ondan da büyük seni gördüm. Içindeki kor olmasa kim uzanirdi ellerine?...

 

Sevgi aciyla kardes olur. Büyütürler birbirlerini. Sonra , aci öldürmezse sevgiyi yalnizlik katilir aralarina...

 

Birakip gittigin zaman , sevgili yoksa içinde ; terkediliyorsundur. Ama onu kalbinde tasiyorsan bu terketmek degil , onu kendinle götürmek demektir.

 

BIR KIZIN EN GÜZEL ÇEYIZI , ÖPÜLMEMIS DUDAKLARI VE ÇALINMAMIS KALBIDIR...

 

Ah bir bilebilseydin. Bir bilebilseydin gözyaslarinin kalbime aktigini , bu kadar aglamazdin sevgili...

 

Ben bu sevgiden yaniyorum. Ama sana da yan demiyorum. ben bu sevgiden kül oldum sevgilim. Külümü göklere savursan , küllerim bile tekrar sana döner inan...

 

Yasamak , tuhaf bir aldanista sensizlikle özdes olmussa , gönül cana düsmandir artik.

 

Her gece geliyorsun. Ben seni yasamin armagani olarak karsiliyorum; simsiki sariliyoruz. Gülümsüyorsun... Görülmemis güzellikte gülümsüyorsun...

 

Kelebeklerin tül kanatlarina yazdigim sevinçlerimi paylasirken ,yasanmazliklari kendi payima ayiriyorum...

 

Somsuza dek yikilmayacak bir kaledir sevgi , avare gemilere yol gösteren , yüksekligine erisilse de, degeri asla ölçülmeyen...

 

 

 

Sevgi gözyaslari denize düstügü zaman , dalgalar sahile bu imzayi atar "Seni Seviyorum"...

 

Sakin aglama. Uzaklarda bir yerlerde senin bir gülüsün için yasayan birileri muhakkak vardir.

 

Allah'im beni dostlarimdan koru. Düsmanlarimla ben basederim...

 

Kelimeler hep biten harflerden kuruludur. Sessizlikse sonsuzdur kalpler gibi. Ve ben bu yüzden susarim senin yaninda. Seviyorsam susmak herseyi anlatir zaten...

 

Dünya adimiz deliye çikarip eziyet etti bize,biz ise asik degiller diye dokunmadik...

 

Bizim ömrümüzde irmaklarimiz vardir. Sularinda hayallerimizi yüzdürdügümüz. Bizim ömrümüzde dostlarimiz vardir , günler ayri geçtiginde üzüldügümüz...

 

Yasayan kara sinekler bile , bitmis asklardan daha güzeldir...

 

O gün bu gündür , tetikte bir ömrün son kursunusun Hiç aklima gelmesdi gülüm , bu da bana ders olsun...

 

Dostluklar asklara dönüsebilir ; ama asklar dostluga asla...

 

Sana içimde yükledigim duygulari senmissin gibi düsünme aldanirsin. Sen o duygularda sadece bende varsin. Ben seviyorsam sen bahanesin. Bir gün unutsan bile!!!

 

Çok diyar gezdim. Ne zengini gördüm tok , ne fakiri aç , mevlam ver ki bana öyle bir taç , namerde degil , merda dahi etme muhtaç...

 

Dayanmak zormus meger sonu belli oyunlara , reddetmeye gücün yoksa eger hiç durma, oysaki özgürlügü seçmek , ve bu lanet sehri tam kalbinden vurup gitmek vardi...

 

Çakir gözlerim küskün, aglamakli düne , bugüne , yarina , ve senden baska görebilecegin tüm güzelliklere,agzimda dünden kalma bin küfür ...kimsesizligime...

 

Seni düsünür , seni özlerim , sevgilerin özlemlerin derinliginde , ne olur kir seytanin bacagini , bir kez beni hatirla , bir sonbahar serinliginde....

 

Seni seviyorum derken hiç yalan söylemedim, yalan söylerken hiç seni seviyorum demedim...

 

Issiz bir kaldirim tasi olsam , veya geri alamayacagim tek bir nefes olsam yada gözlerinde bir damla yas,beni siler geçermiydin,yoksa seni seviyorum deyip beni affedermiydin...

 

Her hatirlayis evvelinde unutmayi saklar bilirmisin? Ve bilirmisin ben seni bir dem olsun unutmadim.

 

Sesin degdiginde yüregime , yüregim titriyorsa avuçlarinda ve her kapayista gözlerimi,üsüyen bakislarim isiniyorsa bakislarinda , tek çarem fisildamaksa eger , avazim çiktigi kadar fisildayacagim...Seni seviyorum.

 

 



 


 

 

 

ÜNLÜ ŞAİRLERİMİZDEN DERLEME ŞİİRLER

 

 http://ragipguloglu.blogspot.com

 

  AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir. 
 

Ataol Behramoğlu 

  BEN SANA MECBURUM

ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
buyudukce buyuyor gozlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle isitiyorum

agaclar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parcalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamustu ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkac hayat cikarir yasamasindan
hangi kapiyi calsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon caliyor
eski zamanlardan bir cuma caliyor
durup kose basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gok getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran'da mavi benekli cocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gozlerinden
belki Yesilkoy'de ucaga biniyorsun
butun islanmissin tuylerin urperiyor
belki korsun kirilmissin telas icindesin
kotu ruzgar saclarini goturuyor

ne vakit bir yasamak dusunsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak dusunsem
sus deyip adinla basliyorum
icimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska turlu olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.

                   Attila Ilhan

NE KADINLAR SEVDİM

ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gercek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari icimi urpertir
sanki gokyuzunde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir.

                   Attila İlhan

BAĞIŞLA

Ya zamanindan cok erken gelirim
Dunyaya geldigim gibi
Ya zamanindan cok gec
Seni bu yasta sevdigim gibi 

Mutluluga hep gec kalirim
Hep erken giderim mutsuzluga
Ya hersey bitmistir coktan
Ya hicbirsey baslamamis 

Oyle bir zamanina geldim ki yasamin
Olume erken sevgiye gec
Yine gecikmisiz bagisla sevgilim
Sevgiye on kala, olume bes 

AziNesin

  HİKAYE

Senin dudaklarin pembe
    Ellerin beyaz,
    Al tut ellerimi bebek
    Tut biraz!
   
    Benim dogdugum köylerde
    Ceviz agaclari yoktu,
    Ben bu yüzden serinlige hasretim
    Oksa biraz!
   
    Benim dogdugum köylerde
    Bugday tarlalari yoktu,
    Dagit saclarini bebek
    Savur biraz!
   
    Benim dogdugum köyleri
    Aksamlari eskiyalar basardi.
    Ben bu yüzden yalnizligi hic sevmem
    Konus biraz!
   
    Benim dogdugum köylerde
    Simal rüzgarlari eserdi,
    Ve bu yüzden dudaklarim catlaktir
    Öp biraz!
   
    Sen Türkiye gibi aydinlik ve güzelsin!
    Benim dogdugum köyler de güzeldi,
    Sen de anlat dogdugun yerleri,
    Anlat biraz !

 Cahit Külebi

 MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
     Gok mavi, dal yesil, tarla sari olsun;
     Kuslarin ciceklerin diyari olsun.

     Memleket isterim
     Ne basta dert ne gonulde hasret olsun;
     Kardes kavgasina bir nihayet olsun.

     Memleket isterim
     Ne zengin fakir ne sen ben farki olsun;
     Kis gunu herkesin evi barki olsun.

     Memleket isterim
     Yasamak, sevmek gibi gonulden olsun;
     Olursa bir sikayet olumden olsun.

     Cahit Sitki Taranci
ABBAS

Haydi Abbas, vakit tamam;
     Aksam diyordun iste oldu aksam.
     Kur bakalim cilingir soframizi;
     Dinsin artik bu kalp agrisi.
     Su agacin golgesinde olsun;
     Tam kenarinda havuzun.
     Aya haber sal ciksin bu gece;
     Gorunsun soyle gonlumce.
     Bas kirbaci sihirli seccadeye,
     Goster hukmettigini mesafeye
     Ve zamana.
     Katip tozu dumana,
     Var git,
     Boyle ferman etti Cahit,
     Al getir ilk sevgiliyi Besiktas'tan;
     Yasamak istiyorum gencligimi bastan.

     Cahit Sitki Taranci

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahi,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de seytan bir günahi,
Seni bekledigim kadar.


Geçti istemem gelmeni,
Yoklugunda buldum seni;
Birak vehmimde gölgeni,
Gelme, artik neye yarar?


Necip Fazil Kisakürek

AYRILIK VAKTİ

Aksami getiren sesleri dinle,
Dinle de gönlümü aliver gitsin
Saclarimdan tutup kor gözlerinle
Yasli gözlerime daliver gitsin..
Günesle köye in, beni birak da
Kücüle kücüle kaybol irakta..
Bu yolu dönerken arkana bak da
Kösede bir lahza kaliver gitsin..
Ümidim yillarin seline düstü,
Sacinin en titrek teline düstü,
Kuru yaprak gibi eline düstü,
Istersen rüzgara saliver gitsin.

Necip Fazil Kisakürek

 

 

11/5/2005

SPACES SAYFASI HAZIRLAMAK İÇİN İLK ADIM

               TAM EKRAN İÇİN TIKLAYIN


Msn spaces nedir? Nasıl Kullanılır?
MsnSpaces, Msn Messenger adresi olan herkesin kullanabileceği ve sizi listesine ekleyen kişilerin msn adresinizin yanındaki yıldıza tıklıyarak girebildiği, Msn tarafından hizmete sununlan bir kişisel web sayfası hizmetidir. Herşeyi hazır halde sununlan hizmete siz sadece istediğiniz yazı resimleri kategoriler halinde ekliyerek sitenizi hazırlayabilirsiniz. Bu hizmette aynı zamanda blog uygulamasıda bulunmaktadır. http://spaces.msn.com adresine girerek Sign Up veya Sign In (ikiside aynı kapıya çıkıyor) seçeneğine tıklıyarak login olunuz, karşınıza 4 seçenkli bir sayfa çıkacak;

1. Seçenek sizin spaces sayfanızdaki başlık oluyor daha sonra değiştirebilirsiniz...
2. Seçenek çok önemli http://spaces.msn.com/members/MitNickKevin şeklinde sizin kullanıcı adınız oluyor daha sonra değiştirme imkanınız yok ve sizden önce biri almışsa alamassınız o ismi o yüzdenen standart bir nick kullanıyorsanız hemen almanızı tavsiye ederim...
3. Seçenek sayfanızdaki saat dilimini gösterir istediğinizi seçebilirsiniz fakat blog uygulması kullanıyorsanız yazdığınız mesajların saati seçtiğiniz saat dilimine göre çıkar o yüzden Athens Istanbul Minsk seçeneğini seçin...
4. Seçeneği bilmiyorum seçin gitsin işte
Create your space'ye tıklayın, karşınıza bir pencere daha çıkacak Go to Your Space'ye tıklayın ve spaces sayfanıza gitmiş bulunmaktasınız...
İlk başta msn Profile, Music, Archives, Blog, Photo Albüm, Costom list, Updated spaces bölümlerini oluşturur..
Customize bölümüne girin, orda üç seçenek var;
Themes: Bu bölümden spaces sayfanızın temasını seçebilirsiniz...
Modules: Bu bölümden kategoriler oluşturabilir kategorileri iptal edebilirsiniz...
Layout: Bu bölümden sayfanızın oluşacağı düzeni seçebilirsiniz...
Modules Bölümü: Profile, Music, Archives, Blog, Photo Albüm, Costom list, Updated spaces, Categories, New Spaces, Blog List, Book List seçenkleri var istediğiniz seçeneği Create seçeneğine basarak aktif edebilir, Remove seçeneği ile iptal edebilirsiniz...

Profile: Msnde oluşturmuş olduğunu profiliniz orda çıkar edit profile seçeneğine basarak profilinizi editleyebilirsiniz...
Music: Add music list seçeneğine basarak sevdiğiniz müzikleri ekleyebilirsiniz..
Archives: Blog'a eklediğiniz yazıları ay ay kategorilere halinde sunar...
Blog: Bu bölüm çok önemli, Add Entry ile blog yazıları ekliyebilirsiniz, spacesinizi ziyaret eden kişiler Comment seçeneğine basarak yorumlar ekliyebilir...
Photo Albüm: Burasıda çok önemli, buraya Create seçeneğine basarak resimler ekliyebilirsiniz, bilgisayarınızdaki resimleri spacese yüklüyorsunuz link olayı değil yani...
Costom list: Modules bölümünden istediğiniz kadar Costom list ekliyebirlisiniz bu şekilde farklı farklı kategiriler oluşturmuş olursunuz birine hobilerim, birine fobilerim bigi kategoriler oluşturursunuz, Add item ile kategorinize yazı ekliyebilir, Edit list ile düzenleyebilirsiniz, edit bölümüne girdikten sonra rename list seçeneğine basarak Costom list başlığını değiştirebilirsiniz...
Updated spaces: Gereksiz birşey hemen iptal edin o bölümü, en son üye olan spaces üyelerini listesini gösteriyor...
Categories: Blogda oluşturmuş olduğunuz kategorileri listeler...
New Spaces: Updated spaces gibi son spaces üyelerini gösteriyor...
[B]Blog list: Costom list gibi birşey
Book list:[/b] Okuduğunuz kitapların listesi...
Settings bölümünden spaces ayarlarını yapabilir, spacesinizin istatistiklerini görebilirsiniz

sayfaya kayan bar yapmak için HTML kodu

 

<P></P>
<DIV style="BORDER-RIGHT: black 2px solid; BORDER-TOP: black 2px solid; SCROLLBAR-FACE-COLOR: gray; FONT-SIZE: 8pt; SCROLLBAR-HIGHLIGHT-COLOR: gray; OVERFLOW: auto; BORDER-LEFT: black 2px solid; WIDTH: 563px; SCROLLBAR-SHADOW-COLOR: black; COLOR: gray; BORDER-BOTTOM: black 2px solid; FONT-FAMILY: ariel; SCROLLBAR-DARKSHADOW-COLOR: black; HEIGHT: 273px; BACKGROUND-COLOR: black">
<P><SPAN style="FONT-FAMILY: Verdana"></SPAN><FONT color=#ffffff>&nbsp; </FONT><SPAN style="FONT-FAMILY: Verdana"><FONT size=2>
<P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><FONT color=#ffffff><B><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana"></SPAN></B></FONT></FONT></SPAN></P></DIV>

 

not : bu kodu html  ye tıklayarak oraya yapıştırınız

 

 
Dijital Ziyaretçi Sayacı|false|

Custom HTML

No content has been added yet.

Weather

Loading...